LAZ KÜLTÜR DERNEÐÝ ANADÝL GÜNÜNÜ PANELLE KUTLADI
Laz Kültür Derneði 21 Þubat Uluslararasý Anadil Gününü akademisyenlerin katýldýðý panelle kutladý.
2010-02-23 - 17:24

Prof. Sumru Özsoy: Dünya dillerinin yarýsý yüz yýl içinde yok olacak

 

Laz Kültür Derneði 21 Þubat Uluslararasý Anadil Gününü akademisyenlerin katýldýðý panelle kutladý. Dünya Anadil Günü dolayýsýyla düzenlenen panele konuþmacý olarak Boðaziçi Üniversitesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Sumru Özsoy, Yeditepe Üniversitesi Öðretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ersin Erkan, Kuzey Kafkasya dilleriyle ilgili çalýþmalar yapan Murat Papþu ile Lazca ve Laz kültürü üzerine araþtýrmalar yapan Ýsmail Bucakliþi katýldý. Taksim Hill Otelde yapýlan ve oturum baþkanlýðýný Dernek Baþkaný Memedali Barýþ Beþli’nin yaptýðý panelin açýlýþý tulum eþliðinde yol havasýyla yapýldý.   

 

Panelin açýlýþ konuþmasýný Lazca ve Türkçe olarak iki dilde yapan Baþkan Memedali Barýþ Beþli, UNESCO (Birleþmiþ Milletler Eðitim Bilim ve Kültür Örgütü) tarafýndan 1999 yýlýnda alýnan bir kararla 21 Þubat’ýn Uluslararasý Anadil Günü olarak ilan edildiðini ve örgütün geçen yýl Türkiye’de yok olma tehlikesi altýnda olan diller konusundaki çalýþmasýnýn büyük yanký uyandýrdýðýný söyledi. Beþli, ‘Laz Kültür Derneði, anadil gününü geçen yýl sadece Lazca konuþarak kutlamýþtý. Bu yýl biraz daha fazlaca bir katkýmýz olsun diyerek Türkiye’deki anadillerin durumunu Kafkasya özelinde konuþmak için bu alanda çalýþmalar yürüten akademisyen dostlarýmýzdan yardým istedik ve bu paneli düzenledik’ dedi.

 

Ýlk kez bu kadar Laz görüyorum

Panelin ilk konuþmacýsý Yeditepe Üniversitesi Öðretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ersin Erkan dil haklarýnýn uluslararasý sözleþmelerde nasýl güvence altýna alýndýðýný anlattý. Yrd. Doç. Dr. Ersin Erkan söze; ‘Biraz heyecanlýyým, çünkü ilk kez bu kadar Laz görüyorum’ þeklinde baþlayýnca salondakileri güldürdü. Tüm uluslararasý sözleþmelerin temel ruhu ve özünde ifade, örgütlenme, kimliðini koruma, ifade etme ve geliþtirme özgürlüðünün yer aldýðýný söyleyen Erkan, dil ve dile dayalý haklarýn da bunun merkezinde yer aldýðýný belirtti. Dil haklarýnýn kamusal alanda çeþitli durumlarda kendini gösterdiðini ifade eden Erkan, bir kültürün yaþatýlmasýyla eðitim alanýnda kullanýlmasý arasýnda çok büyük paralellik olduðunu söylerken, ‘Bir dil eðitimde kullanýlmadýðý ya da eðitimde anadil kullanýlmasýna imkan verilmediði zaman bir kültürün yaþamasý aslýnda engellenmiþ demektir.’ dedi.

 

Ýstanbul’da iki Laz köyü: Alemdað ve Reþadiye

Panelde daha sonra söz alan Laz dili ve kültürü üzerine yaptýðý araþtýrmalar ve kitaplarla tanýnan Ýsmail Bucakliþi, Lazca’nýn dilsel özelliklerini ve durumunu anlatýrken Lazca’nýn birçok kimsenin bildiðinin aksine Türkçe’nin Trabzon diyalekti ya da þivesi olmadýðýný söyledi. Lazca’nýn Güney Kafkas dil ailesine mensup olduðunu ifade eden Bucakliþi, ailenin diðer üyelerini Megrelce, Svanca ve Gürcüce olarak sýraladý. Lazca’nýn Türkiye’nin kuzeydoðusunda yerleþik olarak konuþulduðunu söyleyen Bucakliþi ilçeleri ‘Rize’nin Pazar ilçesi, Çamlýhemþin’in bir bölümü, Ardeþen, Fýndýklý; Artvin’in Arhavi, Hopa ve arka tarafta Borçka ilçeleri’ þeklinde saydý. Bunlarýn dýþýnda 93 harbi olarak bilinen 1877-78 Osmanlý-Rus savaþý nedeniyle özellikle Hopa bölgesinden göçen azýmsanmayacak kadar çok sayýda Laz’ýn Sapanca, Akçakoca, Düzce, Yalova, Bursa, Balýkesir, Gölcük ve Ýzmit bölgesine yerleþtiðini söyleyen Bucakliþi, Ýstanbul’da bile iki Laz köyü bulunduðunu, bunlarýn da Alemdað ve Reþadiye köyleri olduðunu ekledi.

 

 

Köylerde kediler aç kaldý

Lazcanýn birçok bölgede hala konuþulduðunu ancak durumun hiç de iç açýcý olmadýðýný söyleyen Bucakliþi, göçle birlikte Laz köylerinin büyük oranda boþaldýðýný, özellikli kýþ aylarýnda kedilerin aç kalmamasý için Ýstanbul’dan mama gönderdiklerini anlattý. Lazona’dan iç göçün en önemli nedeninin sekiz yýllýk taþýmalý eðitim olduðunu, ailelerin çocuklarý uzak mesafelere yollamaktansa hep birlikte çarþýya inmeyi tercih ettiklerini söyledi. Çok eski yýllardan beri Lazca üzerine uygulanan bir asimilasyonun olduðunu söyleyen Bucakliþi, ortaokul öðrencisiyken bir arkadaþýnýn ilçede ‘Burada Lazca konuþulmaz, ayýp’ demesine çocuk aklýyla bir anlam veremediðini, ancak kendisinin yine de Lazca konuþmaya devam ettiðini anlattý. Konuyu yanýnda getirdiði yayýnlarla destekleyen Bucakliþi, geçmiþ yýllarda yayýnlanan farklý kitaplarda Lazca’nýn küçümsendiðini örneklerle gösterdi.

 

Lazca gün geçtikçe yok oluyor

Bucakliþi, konuþmasýnýn sonunda: ‘Lazca gün geçtikçe yok oluyor. Çoðu Laz köyünde Lazca konuþulmuyor ve çocuklara Lazca öðretilmiyor. Bakýn ben 1990 yýlýnda köyümden ayrýldýðýmda tüm evler doluydu ve herkes Lazca konuþuyordu. Beþ sene sonra gittiðimde çocuklar Lazca anlýyordu ama konuþamýyorlardý. Geçen yýl gittiðimde çocuklara uzaktan Lazca ‘çhe berepe muya ikumt’ diye seslendim, ama anlamadýlar. Ýþte geldiðimiz nokta budur. Siz ayýp saydýðýnýz bir dili çocuklarýnýza öðretir misiniz? Çocuklarla Lazca konuþmama hali bir refleks haline geldi. Türkiye’de psikolojik asimilasyon yöntemleri, þehirleþme ve kitle iletiþim araçlarýnýn çoðalmasýyla bir dilin yok oluþuna hep birlikte þahit oluyoruz’ dedi.

 

Kafkas dillerinin ortak özelliði ses sayýsýnýn fazla olmasý

Panelin konuþmacýlarýndan Murat Papþu da Kafkasya’da konuþulan diller hakkýnda ayrýntýlý bilgiler ve rakamlar verdi. Kafkas dillerinin genel özelliðinin ses sayýsýnýn fazlalýðý olduðunu söyleyen Papþu, bu durumun da öðrenmeyi zorlaþtýrdýðýný ifade etti. Nüfusla dilin paralel gitmediðini söyleyen Papþu, Türkiye’de 556 Çerkes köyü bulunduðunu, en fazla Çerkes nüfusunun 56 köyle Samsun’da olduðunu, bunu 70 köyle Balýkesir, 61 köyle Düzce, 60 köyle Kayseri ve 57 köyle Tokat’ýn takip ettiðini söyledi. Çerkesler’in Türkiye’de tek bir etnisite olarak tanýmlandýðýný, oysa ayrý gruplar olduðunu söyleyen Papþu, orta yaþýn altýndakilerin dil bilmediðini ekledi. Papþu: ‘Türkiye’de Çerkeslerin nüfusu çok daðýnýk, ama bir avantaj var. O da Kafkasya’da okullarýn olmasý. Karþýlýklý iletiþim kolaylaþtýðý için kitaplar geliyor. Gelecekte ne olacaðý ise aydýnlarýn çabasýna ve halkýn talebine baðlý’ dedi.

 

Dünya dillerinin yarýsý yüz yýl içinde yok olacak

Panelin son konuþmacýsý, dilbilim uzmaný Prof. Dr. Sumru Özsoy, UNESCO’nun verilerine göre halen dünyamýzda 6 bin 500 dilin konuþulduðunu, önümüzdeki elli ila yüz yýl içerisinde bu dillerin yarýsýnýn yok olacaðý öngörüsünde bulunduðunu söyledi. Konuþmasýnda dil ölümü nedir, dilin sonu nasýl gelir sorularýnýn cevaplarýný veren Prof. Özsoy, ‘Bir kiþi sabahleyin uyanýp da aile bireylerine günaydýn, nasýlsýn, rahat uyudun mu þeklinde en basit þeyleri dahi soramadýðý zaman o dilin ölümü gerçekleþmiþ demektir. Örneðin Ubýhça konuþan son kiþi olan Tevfik Esenç, 12 Ekim 1992’de öldü. Oðlu konuþabiliyor ama konuþacaðým ikinci bir kimse yok diyor. Baþka bir örnek: Hindistan’da Bo dilini konuþan son kiþi geçenlerde öldü.’ Bir dilin yaþamasý için bir kuþaðýn kendinden sonra gelen kuþaða dili aktarmasýnýn kaçýnýlmaz olduðunu ifade eden Özsoy, ‘Dünyada 200’e yakýn devlet var. Buna karþýlýk 6 bin 500 dil var. Demek ki bir devletin içinde birden fazla dil var. Ýki yüzden fazla dil konuþulan ülkeler var. Mesela Yeni Gine’de 85, Endonezya’da 670, Nijerya’da 410, Hindistan’da 380, Avustralya’da 250, Meksika’da 240, Brezilya’da 210 dil konuþuluyor.’ dedi.   

 

Çocuklarda 9-12 yaþ arasýnda dil edinim süreci duruyor

Çocuðun eðitim düzeyine gelinceye kadar herhangi bir dili ana dili olarak almasý durumunda bunun kendisinde kalacaðýný söyleyen Prof. Özsoy, ‘Bu edim süreci 9-12 yaþ arasýnda duruyor. Bu yaþa kadar bir çocuða kaç dili eþit koþullarda verebilirsek çocuk o kadar dilli oluyor. Eðer altý dili ayný anda verebiliyorsak çocuk altý dilli olarak büyüyor. Bu konuda anne-babalarýn tutumu çok önemli. Dili öðretmek için çocuklarla sadece büyüklerin bildiði bir oyun oynamak gerekiyor. Lazca’yý ana-babadan hangisi biliyorsa o, çocukla sadece Lazca konuþacak ve çocuktan da Lazca karþýlýk vermesini isteyecek. Türkçe konuþtuðunda ne söylediðini anlamýyorum diyeceksiniz. Bir tek cümle kaçýrýrsanýz golü yediniz demektir. Orada tehlike baþlar. En doðal ortam çift dillilik.’ dedi.

 

Anadilin yaþatýlmasýnda edebiyat önemli faktör

Çocuðun dili öðrenmesinden sonra bu dilin toplum içinde iþlevselliðinin devam etmesinin de önemli olduðunu söyleyen Prof. Dr. Sumru Özsoy, ‘Hem dili konuþan toplum hem de o toplumun dahil olduðu büyük toplum içinde televizyonlarýn, iletiþim araçlarý ve yayýn organlarýnýn da iki dilli olmasý önemli. O dillerde edebiyat ürünleri, þiir, roman, tiyatro yapýlmasý dilin ölümünü yavaþlatacak veya geriye döndürecektir. Ýbranice buna en iyi örnektir. Ýbranice, çok kýsýtlý bir alanda (din) kullanýlýrken iþlevselliðini geniþletmiþ ve geriye dönmüþ bir dildir. Lazca ve Çerkesçe için vahim olan durum genç kuþaklarýn öðrenmesinin azalmasýdýr.’ dedi.  

Panelde yapýlan konuþmalarýn ardýndan soru-cevap kýsmýna geçildi. Uzmanlar, ikinci bölümde dinleyicilerden gelen sorularý cevaplandýrdý.

kaynak :Laz Kültür Derneði

 

 

 

Paylaþ

YORUMLAR

Tv Kategorisine Ait Diðer Haberler

Üstü Eþek Altý Zebra 3 yeni film vizyonda Ýþte Ýnsan YÜzlü Örümcek Ýþte Tarkan'ýn Son Albümü Canlý yayýnda inanýlmaz olay SPLICE / DENEY Metrobüste horon oynadýlar Canlý Yayýnda Korkunç Kaza Eþeði paraþütle uçurdular Kýrmýzý ýþýkta birdirbir!

ÇOK YORUMLANANLAR

Hamidiye'de Boðulma: 1 Ölü, 1 Yaralý
Pazar ve Ardeþen Arasýnda Bulunan Hamidiye Köyünde meydana gelen boðulma olayýnda 11 yaþýndaki Ardeþen'li ilkö

KÖÞE YAZARLARI




Copyright © 2010 lazhaber.com LAZ HABER IMD UYESIDIR
Iletisim | RSS | Anasayfam Yap | Sik Kullanilanlara Ekle
Basın ve Yayın Haber Siteleri