|
SON DAKİKA
'ANAYASA'LAR VE İNNOVATION !
İslam İslamoğlu iislamoglu53@gmail.com
Son zamanlarda bildiğimiz gibi sürekli yeni bir Anayasanın gereklerinden bahsedilmektedir.Bu konuda bazı düşüncelerin bilinmesinin yararlı olacağını düşünüyorum.Evet bana sorarsanız gerekli .Evet,bu bir toplumsal ihtiyaçsa mutlaka evet!! Özetlersek; 1921 yılında yürürlüğe giren ilk Anayasamız : Olağan üstü şekilde hazırlanmış olan bu yasa ile devletin tüm mercileri bir elde toplanıp ülke idamesi için hazırlanmış çerçeve anayasası.. burada haksızlık aramak ne mümkün,burada insan haklarından tümüyle bahsedilemezdi ve bu,o dönem o kadar normaldi ki bizlerin sadece milli egemenlik arzusuyla dişi ve tırnağı ile tüm gerçeğini ortaya koyduğu dönem.. 1924 yılında yürürlüğe girmiş olan ikinci Anayasamız ; Bu Anayasamızı ele aldığımız an Türkiye Cumhuriyeti'nin temel değişmezliklerinin ortaya konduğu,devlet sistem ve temasının belirlendiği ikinci anayasamız..İşte bu noktada Devlet olmanın,Atatürkçülüğün ve Devletçiliğin iyiniyetçe benimsenmesi ve tarih sahnesinde keskin bir çizgiyle ben buradayım imajı yaratan,devlet sistemin temel taşlarının oturtulduğu bir anayasa.. Bu dönemde bu durum unutulmamalı: Çanakkale de verdiğimiz şehitlerden dolayı yaşadığımız aydın kayıpları ve devletin ‘aydın’ kıtlığı yaşadığı donem.. İşte burada sınırlı imkanlarla ama kuvvetli olan milli duygularla en uzun dönem benimsenmiş önemli ve sert(değiştirilmeyek unsular içerir,ilk üç madde) bir anayasa. 1961 yılında yürürlüğe girmiş olan üçüncü anayasamız ; Burada,bizlerin belki ‘’bilerek’’ beklide bilmeden insan olmanın hak ve hükümlülüklerinin hissedildiği yeni bir dönem..(önemli bir Anayasa)sivil toplum örgütlerine tanınan haklar,sosyal devlet anlayışının vb.. daha çok hissettirildiği daha sosyal fakat sert bir anayasamızdı Kısmen de olsa yürütmenin(bakanlar kurulu) etkin şekilde hissettirildiği,1961 Anayasasının sunduğu bazı ayrıcalıkları geri alan ayrıntı Anayasası.. Burada hükümetler,kuvvetleri istenildiği gibi yönlendirmiş ve üstün olması gereken güçlerden ziyade(yargı) farklı güdümlerin hissettirildiği(yoruma açık) ya da hissedildiği kazuistik(ayrıntıcı) bir anayasa.Hala yürürlükte olan bu yasamızın olumlu ve olumsuz yanlarını hepimiz gördüğümüz için sizlere yorum yapma fırsatı sunuyorum.düşünelim buyurun .. Burada size anayasalardan kısaca söz etmemin amacı,her koşulda yeni ve yumuşak bir anayasanın var olması gerektiğidir,sürekli gelişen düzen ve koşullarda anayasalarında bu değişime ayak uydurması gerektiği düşüncesindeyim. Eleştirdiğim kural ve amaçların 1982 yasasında,unsurların sadece yazılı metinlerden ibaret olup hukuk boşluğunun veya kanun boşluğunun yaratılmak istenmemesi. hakim ve savcılara insiyatif kullanma yetkisinın sınırlı kullandırılımasıdır.. Peki ya nasıl bir Anayasa ; Rejim hareketlerini sarsmayacak fakat zaman ölçüsünün dikkate alınacağı ve değiştirilemez hükümlerin bulunmayacağı daha çok sivil dayanağı olan toplumsal bir yasanın Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne yakışık kalacağı düşünülmelidir.Irk ayrımı gözetmeksizin şekil olarak daha az madde içeren paragraflları daha dar ve hakim ve savcılara yük,önerme getireceği bir anayasanın Türk toplumuna yararlı olabileceği düşünülmelidir.Yasamanın her konuda ''sadece'' (TBMM) danışma meclisi olmayacağı,yürütmenin ise kendini tek unsur olarak göstermeyeceği,yargının ise tam bağımsız şekilde hareket edeceği yeni bir Anayasa olumlu karşılanacaktır. Not; ''Magna Karta'' dan hala söz edilirken bizler kısa sürede dört anayasadan söz ettik.Sizce burada bir sorun gözlenmiyor mu? Saygılar.. Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|
![]() |