|
SON DAKİKA
AĞIR OLUR KIŞ ŞARTLARI!
Serdar Kutanis serdarkutanis@hotmail.com
Tüm Lazhaber Okurlarına Ve Hemşerilerime Tekrardan Merhaba... Habercilik ve medya ile bağlantım koptuğundan bu yana 6 yıl kadar uzun bir zaman geçti ancak bu zaman sürecinde yazmasam da, çizmesem de gözüm ve gönlüm hep habercilikte idi bu yüzden olsa gerek tekrar bu camianın içinde bir köşe yazarı olarak bulunmak istedim. Bildiğiniz gibi bir önceki tanıtım yazımda rafting ve fırtına vadisi ve turizmden bahsedeceğimi söylemiştim. Öyleyse konuya girelim. Bilindiği gibi bir ülkenin huzur ve refahı ekonomiden geçer. Öyle ki bizleri yönetenlerin birincil amacı önce ekonomiyi, sonra sosyal ve kültürel alanda dünya ya örnek bir topluluk olmayı ve bunların en başında gelen eğitimi en üst düzeyde gerçekleştirmektir. Öyleyse eğitim varoluşun temel unsurudur diyebiliriz. Peki ne kadar eğitiliyoruz? Dünyaya mal olmuş bir turizm bölgesine sahibiz ve turizm adına bir çok atılımlar yapılıyor. Elini taşın altına koyan tüm siyasilere ve bürokrasiye teşekkürlerimi sunuyorum. Bölge halkı adına; ancak bir şeyler eksik devam ediyor. Ekonomiden bahsediyoruz, iş gücü az, konaklama yeterli değil vs vs. Örnekleri çoğaltabiliriz. Pekala eksik giden şeylere neden müdahale etmiyoruz veya edemiyoruz. Doğu Karadeniz bölgesi ve yaylaları dünyaya mal olmuştur da peki buraları turistik amaçlı ziyaret edenler hala neden şikayetçi? Naçizane fikrimi sizlerle paylaşayım. Tipik Karadeniz’li zihniyeti kredi alırım alırsam ne olur geri ödermiyim nasıl alırım gibi korkuyla bakılıyor. Bu duruma aslında zor iş değil fakat tedirginlik mevcut. Bu yüzden işletmeciler müşteri gelirse para var yoksa yok düşüncesiyle işletmelerini idame ettirmekte. O zaman buna birileri müdahil olmalı. Bilir kişiler bilgilendirmeli, işletmeciler teşvik edilmeli.. Fırtına Vadisi boyunca ve Ayder de 100 den fazla ticari işletme mevcut. Kimi turistik amaçlı rafting yaptırıyor, kimi konaklama, kimi restourant vs gibi… Burada bir gerçek var. Turistik amaçlı faaliyet gösteren küçük işletmelerin 4 aylık zamana sıkışmış bir süreçleri var. Bu zaman süreci içerisinde eğer iyi para kazanırlarsa kışın zorlanmazlar ve yaza bir şekilde ulaşırlar. Yazın iyi çalışmayanlar ise amiyane tabirle kışın kar küreyip altındaki lahanayı çıkarır, turşu veya sarma yapıp yerler ve derler ki bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.. İşte burada çuvaldızı kendimize batıralım. Turist eğer bazı şeylerden şikayetçi ise kimse onu bunu eleştirmesin. Önce kendi kendimize soralım. Ben nerede yanlış yapıyorum diye… Soba odun mevzusuna gelelim. Bilindiği üzere kış aylarındayız. Havalar soğuk bu yüzden odun olmazsa ateş yanmaz baca tütmez ocak şenlenmez. E diyeceksiniz ki ya benim evimde kalorifer var odunsuzda evimde oturabiliyorum. Gayet tabi oda bir ısınma şekli ancak, farklılık gösteren şey. Kalorifer lüks, soba ise fakir fukara işi (evinde şömine ile ısınanlara bir parantez) şimdi bu durumu birazda farklılaştıralım.. Sağ olsun ileri gelenlerimiz yol yaptı. Ulaşım sağlandı. Belli miktarlarda bütçeler ayırdı ve (sobayı kurduk). E sağ olsunlar girişimci insanlarımızda tesisler, restaurantlar, oteller kurdu. Turist gelmeye başladı. (çevreden çalı çırpı topladık) ateşi yaktık. Baca duman tütmeye başladı. Ancak çalı çırpının yanışı çok uzun sürmez. Kısa bir süre ısınırsınız. Bu yüzden artık sobaya odun atma vakti geldi. Kaloriferle ısınacağımız kış günleri için! Not: sobayla ısınmak isteyenleri tenzih ederim… Teşekkür: Öncelikle Lazhaber editörlerine, sonra sırasıyla olumlu ve olumsuz eleştirilerini eksik etmeyen siz değerli okurlarıma. Fırtına Vadisi üzerinde yapımına başlanan recep Yazıcıoğlu kano ve rafting merkezini (bugün 17.02.2012) yerinde inceleyen sayın İl Genel Meclis Başkanı Hakan Gültekin’e, Ardeşen Belediye Başkanımız Mümtaz Sinan ve Özel İdare Müdürümüz Dursun Yaşaroğluna Teşekkürlerimi Bir Borç Bilirim. Haftaya yeni bir konuyla tekrar sizlerle yazımı paylaşmak ümidiyle esen kalın… Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|
![]() |