|
SON DAKİKA
FARKINDAMISINIZ? KARADENİZ TÜRKÜLERİ ÜRETİLEMEZ OLDU
Yasin Başalmaz yasinbasalmaz@gmail.com
![]() Sizce de öyle değil mi? Eskisi kadar Karadeniz türküleri üretiliyor mu? Üretilmiyor ki, eski türkülerimiz sanatçılarımız tarafından albümlerine alınmaya devam ediliyor. Peki, bu kısır döngü bugün mü başladı? Hayır. Bence 2000’li yılların başında başladı. Eski türküler tutunca da bu duruma devam edildi. Bazı sanatçılarımız türkü üretilemediğini görünce, gün yüzüne çıkmamış sözleri, destanları araştırıp albüm haline getirip kamuoyu ile paylaştılar. Buna en güzel örnek Birol Topaloğlu. Bence de iyi bir şey, kaybolmaya yüz tutmuş türküleri, destanları yeniden gün yüzüne çıkarmak. Bir diğer sanatçımız Gökhan Birben de kaybolmaya yüz tutmuş türküleri albümlerine taşıdı. Yeniden hayat verdi. Keza İsmail Türüt’de eski türkülere hayat veren sanatçılarımızdandır. Özelliklede “Piryoz” albümleri. Bunlar güzel şeyler. O zaman sorun ne derseniz? Sorun bir türlü eskisi kadar türkü üretemez olmamızdır. Tabiî ki bizi anlatan otantik türküler yazılmaya devam ediyor. Yarında yazılacak. Buna şüphe yok. Fakat bu gidişle eskisi kadar türkü bolluğu olmayacak. Acaba bunun nedeni ne olabilir. Yani neden eskisi kadar türkü üretemiyoruz? Nedene ilişkin ortak payda şu sanırım; Eskiden ortam türkü yapmaya müsaitti. Doğallık vardı. Sevdalıklar içtendi, yürektendi. İnsanlar küçük şeylerle bile mutlu olabiliyordu. İmkânsızlık çoktu ama bunu aşmak için inanılmaz çaba sarf ediliyordu. Zorlukların bile güzelliği vardı. Şimdilerde ise doğallık kalmadı. Sevdalıklar sanal oldu. İnsanları mutlu etmek zorlaştı. Yani. Yani’si şu; Tabiri caizse; Eskiden yaşam, derelerdeki kırmızı pullu organik alabalık gibi idi. Şimdilerde ise; havuzlarda yetişen suni alabalık gibi. Valla bu gidişle bugünü bile özleyeceğiz. Korkarım yarın tamamen sanal alabalık gibi olacak yaşamımız. Böyle durumda da o yaşamdan türkü beklemek çok sanallık olsa gerek. “ Medya Kolik “ Köşesi ![]() EKRANLARDAKİ TELE ALIŞVERİŞ ÇILGINLIĞI Hangi kanalı açsak tele-alışveriş ile karşılaşıyoruz. Maalesef en çokta Karadeniz patentli kanallarda. Biri bitmeden diğeri başlıyor. Önce kremle başladılar, sonra sigara bırakma ilaçları, ardından bal işine girdiler. Şimdilerde yüzlerce çeşit ürünler satışta. Kurallara uyuluyor mu bilmiyorum? Ama RTÜK’ün yeni yönetmenliğine göre; “tele alışverişler kesintisiz en az 15 dakika olmalı ve bir günde toplam bir saati aşmamalı” diyor. Tabii ki bizim Karadeniz televizyonlarının en önemli gelir kaynaklarından biride bu tele-alışverişler. Olması elbette ki gerekiyor. Ama dozunda olmalı. Peki, öyle mi? Ne yazık ki değil. Hatta bu eleştiri konusunda yerel TV yöneticileri şunu derler sanırım.”Öyle işler dışarıdan göründüğü gibi değil. Bu çark nasıl dönüyor haberin var mı senin. Yazmakla olmuyor bu işler.” Ben bu eleştirilere ise evet biliyorum. Biliyorum ki sizin o düşüncelerinizi bile yazabiliyorum diyorum. Ama onlar acaba farkındalar mı bu konuda çok büyük tepkilerin olduğuna. Özelliklede sağlık ürünlerinde yaşanan sıkıntılar bazen hat safhaya ulaşıyor. Yerel kanal çalışanları zor durumda bile kalıyor. Bence en önemlisi de ne biliyor musunuz? İzleyiciye karşı güven kaybediyorsunuz ve onları kendi ellerinizle kovuyorsunuz. “ Bizum Ezgiler “ Köşesi Oy dumanlar dumanlar Hep dağlari sardunuz Yüreğumun derdini Bilsanuz ağlardunuz Devam edelim mi? Sanırım evet dediniz O halde, Karşiya çifte çamlar Sakizi yere damlar Sevup alamiyanun Yüreğini buz bağlar Gökhan Birben’in ilk albümündeki “Dumanlı Dağlar” adlı anonim türkünün sözleriydi. “ Kripto “ Köşesi ![]() KONUŞAMIYORUM Bazen söyleyecek o kadar çok sözünüz oluyor ki “anlatsam roman olur” misali… Ama çoğu zamanda susarsınız, konuşamazsınız. Nedenini ister çekingenlik, isterseniz de korkaklık deyin ya da saygı… Konuşamazsınız işte. O sözlerin nereye gideceğinden endişe edersiniz. Kaybetme korkusudur belki de nedeni. Konuşamazsınız işte. O sözlerin yanlış anlaşılacağını düşünürsünüz. Üzülmesini istemediğiniz içindir belki de nedeni. Konuşamazsınız çünkü… (bu satırlara bile yazılamıyorsa konuşamazsınız) … Ve Son Nokta. Bazen susmak çok şeyi anlatır. (Y.B) Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|
![]() |