|
SON DAKİKA
Kayıp Ritüelleri Özlemek
Sabri Aslışen sabriaslisen@hotmail.com
Kayıp gitmekte olan kültürel değerlerimiz için bilinçaltımız, "geçmişte yaşadığımız ritüelleri artık yaşamıyor ve yaşamak için de hiçbir çaba
harcamıyorsunuz" diye sorsa, nasıl bir cevaplar hazırlardık kim bilir... Sadece geçmişteki pencereden bu güne baktığımızda; derelerimiz, ırmaklarımız tertemiz idi, buralarda koşar oynar ve yüzerdik. Bu basit ritüeller bile unutulmaya yüz tutmuş, bunları bile yapan yok... Şimdiki gençler, sanal ortamda toza-toprağa, çamura-yaprağa, çalı-çırpıya, eğeye-törpüye ve benzerlerine bulaşmadığından; yaşam zenginliği ve çeşitliliğinden yoksunlar. Bu yoksunluk; yeni örf ve adetleri edindirmede ve edinilmişi sürdürmede yetersizliği ortaya koymaktadır. Yağmur ormanlarının bağrından çıkan tulumun sesi; yeşilin her tonuyla birlikte bulut ve yağmurun dağların arasından süzüldüğü en güzel andır... Bu an için söylenecek tek söz, "bu doğa, bu duman ve bu güzelliği yaşayanlar, ancak bu ezgileri yaratabilirler. Buralarda 3-5 gün yaşamış olmak değil, yaşanmışlık önemlidir... Bu ezgiyi betonarme binada ya da başka ortamda yaratması mümkün olmayacaktır ." diye düşünüyorum. Ezgiler; Karadeniz'de, Ege'de, Güneydoğu'da ve başka bölgelerde topraklarda kelimenin tam anlamıyla bizi biz yapan toprağın sesi değil midir? Toprağın sesine ve ritüellere sahip çıkma umuduyla... Yükleniyor...
|
![]()
|